Ajanta Mağaraları; Sessizliğin Duvara Dönüştüğü Yer
Ajanta Mağaraları, insanın yeraltına yalnızca barınmak ya da ibadet etmek için değil, düşünmek, susmak ve anlatmadan anlatmak için indiği nadir mekanlardan biridir; çünkü burada kaya, mimarinin ham maddesi olmaktan çok, zihinsel bir yüzeye dönüşmüş, resimler taşın üzerine değil, doğrudan sessizliğin içine yapılmış gibidir. Ellora’da taş oyularak konuşmuşken, Ajanta’da taş dinlemeyi öğrenmiştir. Hindistan’ın Maharashtra bölgesinde, dik bir vadi duvarına yarım ay şeklinde dizilmiş olan Ajanta Mağaraları, MÖ 2. yüzyıldan MS 5. yüzyıla kadar uzanan uzun bir zaman diliminde, ağırlıklı olarak Budist keşişler tarafından inziva ve eğitim amacıyla kullanılmıştır; bu uzun süreklilik, mağaraların tek bir dönemin ürünü değil, kuşaklar boyunca taşınan bir zihinsel disiplinin mekansal karşılığı olduğunu gösterir. Ajanta’da zaman, hızla akan bir çizgi değil, katman katman birikmiş bir durgunluktur. Ajanta’yı benzersiz kılan en güçlü unsur, mağaraların iç duvarlarını kaplayan fresklerdir; bu resimler,...