Mount Erebus Ice Caves

Mount Erebus Ice Caves, klasik anlamda bir mağara değildir; o, aktif bir volkanın bedeninden çıkan sıcak nefesin, Antarktika’nın mutlak soğuğuyla karşılaşması sonucu oluşmuş geçici ama ölümcül yeraltı boşluklarıdır ve burada tehlike, karanlıkta saklanmaz, bizzat havanın içinde dolaşır. Ross Adası’ndaki Erebus Yanardağı, dünyanın en güneydeki aktif volkanıdır ve volkanik gazlar, yüzeydeki kalın buz tabakasının altına doğru ilerleyerek zamanla tüneller, kubbeler ve mağara benzeri boşluklar yaratır; dışarıdan bakıldığında masum görünen bu buz yapılarının içinde sıcaklık sıfırın üstüne çıkabilir, fakat bu “rahatlık”, ölümcül bir yanılsamadır.

Bu buz mağaralarının atmosferi, yüksek oranda karbondioksit, sülfür dioksit ve diğer volkanik gazları barındırır; oksijen oranı hızla düşer ve gazlar renksiz, kokusuz ya da çok geç fark edilen bir keskinlikte olduğu için insan bedeni, tehlikeyi çoğu zaman bilinç kaybıyla öğrenir. Burada panik değil, farkındalık bile çoğu zaman işe yaramaz. Erebus Ice Caves’i diğer ölümcül yeraltı boşluklarından ayıran şey, istikrarsızlıklarıdır; mağaralar kalıcı değildir, buz sürekli hareket eder, tavanlar çökebilir, geçitler bir gecede kapanabilir ve içerideki gaz dengesi saatler içinde değişebilir. Bu nedenle bilim insanları bile bu mağaralara yalnızca sensörlerle, sınırlı sürelerle ve kesin protokollerle yaklaşır.

Işık burada işe yaramaz; çünkü görüş açılsa bile nefes daralır. Karanlık, Krubera’daki gibi baskıcı değildir, Movile’deki gibi mutlak da değildir; Erebus’ta karanlık, yanıltıcı bir sakinlik taşır. Beyaz buz duvarlar ferahlık hissi verirken, görünmez gazlar bedeni yavaşça etkisiz hale getirir. Bu mağaralar, insanın doğaya dair en tehlikeli yanılgısını yüzeye çıkarır: soğuğun her şeyi durdurduğu fikrini. Oysa burada soğuk, yalnızca yüzeyi dondurur; altta, zehir hala hareket halindedir.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Skocjan Mağaraları; Yeraltında Açılan Uçurum

Gouffre Berger

Hypogeum of Hal Saflieni; Taşın Hatırladığı Ses